ilk cümlesi ve bunu takiben ilk 100 sayfasý gerçekten baþarýlýdýr bu kitabýn. seviþmelerin tasviri, dokunuþlarýn, kokularýn ama en çok da fotografik hafýzanýn devreye giriþinin, kare kare anlatýlan dakikalarýn, detaylarýn gayet güzel iþlendiði söylenmeli.
kitabýn týkandýðý nokta ise, kemalin füsunu kaybettiði niþan sonrasýndan tekrar yakalar gibi olacaðý son seviþmeye kadar. kitaba erotik bir yapýt gözüyle yaklaþmasam da, evet, bu kitapta en baþarýlý bulduðum bölümler bunlar. kalan yüzlerce sayfa ise, aslýnda olacaklarýn önceden haber verildiði ve hiç bir teklemeye uðramadan týkýr týkýr iþleyen bir obje fetiþizmi süresi. kemal, okuyucuya bundan sonraki 8 yýl boyunca bunu yapacaðým dediðinde, okuyucu herhalde bir yerden bir yazý çýkacak ve 8 yýl sonra diyecek diye bekliyor, ama o yazý çýkmýyor ve biz o 8 yýlý neredeyse gün ve gün okuyoruz.
o 8 yýlý yazmak yerine sadece "bazan" (ki burada bazen deðil bazan kullanýlmasý çok þýk durmuþ) bölümünü yayýnlasaymýþ, o yüzlerce sayfayý az çok kurtarabilirmiþ.
kimileri olacaktýr, kitabýn beðenilen tek noktasý da o, yani bu toplayýcýlýðý bunca detaylý ve özenli, baþarýlý anlatýmý, bunu, kahramanýn obsesifliðini (evet bu bir obsesyondur kanýmca) bu kadar gerçekçi anlatmasý diyecek.. haklýlardýr, her kitap okuyucunun yorumlayýþlarýna açýktýr sonuçta, her ne kadar yazarýn bir yorum tercihi olacaðýný bilsek de...
...
kitaptaki o.pamuk-kemal geçiþlerinden nefret ettiðimi söyleyebilirim, bu kiþisel bir durum, daha önce de okuyucuyu kitaptan çýkarýp dýþlayan yazarlarýn (eyy okuyucu, sevgili okurlar..) kitaplarýný duvara savurmuþluðum var, yine de eklemek isterim ki, pek çoðuna göre, yani pek çok yazara göre daha ustaca yapýlmýþ geçiþlerdi bunlar, her ne kadar ben bunu acemilik olarak yorumlasam da.
sona yaklaþýrken, eklemek isterim ki, bir kadýnýn bu kitabý bir erkeðe göre daha az beðenmesinin bir sebebi de, mutlak, kitaptaki kadýn figürünün aslýnda rolsüzlüðüdür, yani kitaptaki naçizane kadýn figürü, füsun, kemal'in topladýðý esyalardan ne kadar farklýdýr? kaç kez görüþ bildirmiþ ya da kaç kez bir ciddi aksiyonda bulunmuþ, kaç kez onun dünyasýna girilmiþtir?
ki burada eklemek lazým, yazarýn da füsuna bu eþyasal duruþu vererek bunu amaçladýðýný düþünüyorum.
füsunun ölümü, kitabý kurtaran bir son olmakla beraber, kitabýn sonundaki yaklaþýk 50 sayfalýk müze gezileri kitapçýðý bence gösteriþ ürünüdür. ve evet, kitabýn beðenilmemesi için bir baþka nedendir benim bünyemde, kiþisel görüþlerim çerçevesinde gereksiz bir bölümdür, ya da þöyle diyeyim, kitaptan beklentilerimle çatýþmasý açýsýndan sevilmemiþtir.
bir güzel detay da, kitapta diðer kitap kahramanlarýyla buluþma anlarý idi.
-son-
