roma hukukuna göre (antik yunanda da üç asagi bes yukari aynidir) su durumlardaki insanlar köle oluyordu:
1. köle bir kadindan dogan çocuklar.
2. borç alip da ödeyemeyenler.
3. savas esirleri.
bu insanlarin hiçbir hakki yoktu. efendisinin cani istediginde sirf eglenmek için bu insanlari bogazlamak hakkina sahipti. tabi sonra
hristiyanlik icat olundu, her bi sey bozuldu. hristiyanligin bu kadar hizli yayilmasinda o dönem roma imparatorlugundaki bu anlayisin rolü büyüktür. haa kölelik hristiyanlikla birlikte ortadan kalkmis midir? hayir. ama hristiyanlik ögretisine bagli bir kimsenin birakin kölesine kötü davranmayi, köle sahibi olmasi bile aslinda utanilacak bir seydir.
benzer bir durum islamiyette de mevcuttur.
islamiyet köleligi yasaklamamistir. ama bugunkü is hukukunu animsatacak bir biçimde taraflara karsilikli olarak (esit olmasa da) bazi hak ve yükümlülükler getirmistir. bunun disinda kuranda kölelerin azad edilmesini tesvik edecek bir çok hüküm bulunmaktadir ve fidyesi ödenmeyen savas esirleri haricinde hür insanlarin kölelestirilmesi yasaklanmistir. bir de kisisel yorumum, ideal müslümanin birakin diger insanlar üzerinde mülkiyet hakki kurmayi, tüm varligini allahin rizasina ve dolayisiyla ihtiyaci olan diger insanlara adamasi gerektiginden, köle edinmek, en hafif deyimiyle bu dünya hayatina karsi duyulan bir zaafiyet, yani yine hristiyanliga benzer bir sekilde utanilacak bir sey konumuna gelmistir. ha nedir o zaman bütün o haremler, cariyeler falan derseniz güzel bir noktaya parmak basmis olursunuz. onlar her insanda görülen mal mülk edinme hirsinin bir uzantisidir. dogrudan yasaklanmamis ama vicdanimizca kötü olarak degerlendirilen diger bir çoklari gibi islamiyetin amaçladigi bir sey degildir, tam tersine gerçekten ihtiyaç duyulmayan seyleri biriktirmek gibi, gönül gözümüzün açilmasi ve huzura ulasabilmek amaciyla zorunlu olmadikça sakinilasi seylerdir.
